Sen hep ordasın. Hep yanı başımda gözlerini dikmiş beni izliyorsun sanki. Bazen koltuğuma uzanıp uykuya dalıyorsun hiç bir şey değişmemiş gibi. Her şey aynıymış gibi. Sanki kısa bir zaman önce ağzından o sözler hiç çıkmamış gibi. Kendimi kandırıyorum. Her şey anı monotonlukta giderken birden yapabileceğime olan inancım sevilmen yeter diyor. Bu hayatta bir tek sevilmeyi beceremedin bir tek onunla yetinemedin. Yanımda sende başka bir adam beni sevmeye hazır sadece bir şans verebilmemi bekliyor. Yaklaştıkça gözlerin büyüyor yaklaştıkça içim çekiliyor. Neden gitmiiyorsun gözümün önünden neden hala bir ihanet sayılıyor nereye sakladın beni Hakan nereye gizledin? Bu siteden de haberin yok artık belki bu hislerden de. Belki sana hala ihanet edemeyişimden de. Bilme de zaten sen bir süre sonra unuttum zannet, gönülden gönüle kondum zannet, benden geriye senin bildiğin hibir şey kalmadı zannet. Herkes gibiyim zannet. Ben de düzene yenik düştüm zannet. Asla dönmem, seni atık sevmiyorum dedin ya onu duydum duyalı artık seni hiç beklemiyorum farzet. Beklemem de severim yine, severim be Hakanım engel olamam da severim yine. Öyle uzaktan öyle çekimser öyle işte. Gözlerini yakalayabilirsem bakınca kırılırım sonra yine bakar toparlanırım. Gözümden kaçırsam ezberimde bulurum seni. Kolunun kıvrımındaki bene kadar, kaşlarının başlayıp bittiği yere kadar, hep aynı yerde çıkmaktan iz bırakmış sivilcene kadar ezberimdesin.
18 Şubat 2010
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder