15 Mart 2007

ağlayamaz mı demiştiniz, beni bile şaşırttı... aynadaki silüet bendim ve ağlıyordum. ağladıkça şişiyordum ağladıkça dudaklarım, gözlerim her yerim şişiyordu. boğazım tıkanıyor söyleyecek sözüm kalmıyordu. tüm kelimelerim topak olmuş tıkamıştı sinüslerimi sanki bağırsam yanıma gelecek kimsem kalmamış gibi... aynaya baktım arkamda her şey olup bitmiş, herkes gitmiş... sadece dağınık bir ev vardı banyomdaki aynadan gözüken ve dağınık evine uyum sağlamış ben. saçlarım karman çorman üstümde mavi snoopyli pijamamla öylece kalakalmış sadece ağlıyordum.

12 Mart 2007

aşk orospuluğu içinde barındırmaz, orospunun ta kendisidir...

ben hep başlıksız yazılar yazdım... nereden çıkıp nereye gittiği bilinmeyen... kimdi neydi sorgulama isterim. bu yazım kimeymiş ne farkeder? belki yüzü bile olmayan birine belki hayali bile yok içimde. boşver sende düşünme. kim yakmışsa yakmış canımı. geçti kalmadı işte. tüm yaralar kapandı. izi kalmışsa da boşver. sen o değilsin olamazsın. acısını çıkardığım her şey için özür dilerim... tüm vücudumu dolaşan o zehir yavaş yavaş atılıyor damarlarımdan. yerini sen alıyosun hastalığım geçiyor iyileşiyorum... seni sevdikçe kendimi daha iyi hissediyorum, üşümüyorum artık ısınıyor içim, ellerim... söz veriyorum seni öyle hasta bir ruh haliyle sevmeyeceğim...

etimi çürütüp giderken üstümden kalktığında rahatlamıştın. bense yine yalandan atmıştım tüm orgazm çığlıklarını. gözlerimin yeşil olduğunu anlamamış olabilirsin çünkü hiç gözgöze gelmedik seninle. hiç bakışmadık aşıklar gibi. çünkü ben hep tekildim. hep tekil 1.şahıs şahşiyetim hiç 1. çoğul şahıs halini alamadı. biz olamadık, aşıklar olamadık. kör kütük aşık ben ve yalpalaya yalpalaya giden sen. arkasından bakan ben, umrunda olmayan sen. sen ben sen ben... arada bir aramıza giren 3. tekil şahıslar, 3. çoğul şahıslar derken tak diye bir ses. artık yeter, yeterrrrrrrrrrr... vazgeçilmez değilmişsin ya. benden daha önemli daha değerli değilmişsin. psikoloğum egoma olan saygımı böyle yerine getirdi. ben daha değerliyim hiç kimse benden daha değerli değil. ben ben ben... eee sonra hep ben hep ben nereye kadar. kimsem yok bir ben varım ben'e vurup vurup kaçtığım. arada bir saklandığım, aynada gödüğümde yabancı sandığım, tedirgin olduğum... duvarlarla konuşan ben. duvara çakılı çivim çok ama resmim yok herkes çıkarmış beni aynı resmi paylaştığım karelerden, yüzüm yok... herkesten yitip gitmişim. kimse en değerli anıları arasına koyamamış beni. senden sonra belli ki kimse için kılımı bile kıpırdatmamışım. ne vurdum duymaz olmuşum baksana etrafımda bu kadar çekip giden varken ben bir tek senin çekip gitmelerine ağlamışım... oysa ben bir tek sen beni terkettin sanırken kimler terketmiş kimler gitmiş yanıbaşımdan. senden çok onlar hakederken yaşlarımı ben hep sana akıtmışım yalnızlığım bir tek sana aitmiş gibi. çok geç artık kimse dönmez geri adımlar atılmaz. kimse yüzünü çevirmez artık kimse gülmez kimse gelmez ben hep o boş duvarlara ağlarım artık.
orospu ruhun orgazm olmamana aldırış etmiyor. sen yalandan attığın çığlıkları duvarlarında ordan oraya itelerken kimsenin içten olmasını bekleyemezsin...

sen hiç sırtındaki ben'e hayran kaldın mı? sadece aynada baktığında görebildiğin ama dokunacak mesafede bile bulunmayan.
dirseğini ısırabildin mi ki hiç ya da hiç öyle boş uğraşların oldu mu?
imkansızla boğuştun mu anıra anıra ağlayarak söktün mü içindeki zehirli sarmaşığı?
günden güne büyüyen canavarlaşan aşkı deve dikeni olmuşken üstünü pamuklarla örtüp korudun mu, sıkıca kollarını kanatırcasına sarıldın mı hiç aşkına? ne kadar canını yakarsa yaksın tüm organlarından bir parça koparıp onun kendisini bulamazken hayalini yarattın mı canlandırdın mı gözünün önünde?
durağan bir adama hiç benim gibi yazılar yazdın mı asla onu bu kadar çok sevdiğin için suçluluk duymayarak pişmanlık çekmeden yazılarına onu incitecek tek bir kelime katmadan son verebildin mi?
kim benim kadar bahsetmiş aşktan söylesene kim sana bu kadar kelimeler sarfetmiş. kim elini yüzüne bulaştırıp sevmiş seni. kim kendi sırtındaki ben'e ulaşamazken senin sırtın dönük haline hayran kalmış. kim benliğini bu kadar kaybetmiş senin için? kim seni bu kadar büyütmüş gözünde?
şimdi bana naralar atan küsen darılan kaç kişi var bilir misin? gözlerimi kapadığım aşkından senden başka her şeyi boşvermişim. şimdi gün ışığına alışan gözlerim yeni yeni görüyor, yeni yeni anlıyor kaybettiğim her şeyi. ben sırtımdaki ben'e aynadan bakarken hep aksini görmüşüm meğer. aslında her şey gerçek sen yalanmışsın. aslında senin yalnızlığınmış beni yalnız bırakan. şimdi sadece yaşanmış bir hikayesin asla gülümseyerek anlatılmayan...

08 Mart 2007

yok kurudu akmıyor küresel ısınma gözlerimide kuraklığa çevirdi. gözümden damla düşmez bazen. ne yapsam olmaz ağlayamam. zorlasam sıksam ağlayamam işte gelmeyin üstüme. derler ki yüreğin taşlaşmış senin. ah ah kimler girdi o yüreğe ne evsizler ne düşkünler ne yüzlerine tüm kapılar kapananlar... kimler soluklandı kimler ısıttı ellerini yüreğimle. ne kargalar besledim ben gözlerimi lime lime oyan ne kanadı kırık kargalar aldım evime. ne kediler geçti ne hayvanlar ne insan demeye dilim varmayanlar...

ağlamadım evet gerçekten ağlamadım ama yalandan da ağlamadım, kimseyide kandırmadım...

04 Mart 2007

kabuğunda...

şalterlerini kapadı, elektrik kablolarını kopardı kendini imha etme aşamasında...gözlerini yumdu aşka. kör, sağır, dilsiz...

dün şerefine içtim rakı yanında bir paket sigara. sigarayı çektikçe öksürdüm, rakıdan içtikçe saydım, içtikçe sövdüm. ağzıma gelenler kulağına gelmesin aman. lanet ettim aşka bir kez daha.
sonra içtikçe çakırlandım içtikçe keyiflendim. bir şarkı takıldı dilime bütün gece sayıkladım... benim en iyi dostum içkim sigaram onlarda olmaz olmazsa param...

sabah kalktığımda farkettim ayılmıştım kendimdeydim ve kendimde olduğum halimle farkettim. ben artık seninle bir gün sonrasını bile göremiyorum...

mükemmel değilim... benim de ilmeklerim var kaçan, sırayı bozan. tek sırayı atladımmı bir düz giderim iki ters...

Çok geç artık dönülmez… mevsim bile değişti. Kış gelmez diyordum bu şehre kıyamet yaklaştı. Sen gittin şehir altüst oldu. Sakın kalbimin acısını bu şehrin üstüne yıktığımı sanma. Kalbim acımıyor artık ve yokluğun hiç esmiyor sokağımda. Yalnızlığım hatırlatmıyor kendini. Akmıyor gözlerim her şeyimle terk ettim seni. Tıpkı tıpkı senin bu şehri terk ettiğin gibi.

Üstü kapalı söylediğim şarkı sözlerinden çıkan anlamları hiç yormadın. Oysa hepsini seçerek söylemiştim sana. Benim kuramadığım cümlelerden oluşan şarkılar. Sanki benden almışlar içine koymuşlar ve senin için anlatmışlar. Yarım kaldı sende kalsın kalsın yarım. Tadın kaldı bende kalsın bende tadın. Bir daha dokunursan bir kez daha bana dokunursan karışırız karışır dünle yarın bizi üzen neyse burada bitsin bizi üzen neyse burada bitsin… bu sana söylediğim son şarkı. Bilmem bu sefer anlayabildin mi, çıkarabildin mi anlamları? Ben sana ne diyememişimde şarkı yapmışlar yine… otur dinle tak bi vega!!! nasıl çığırıyor içimden ne geçiyorsa söylüyor sana uçuşuyor bu şarkının tüm notaları. Kulağındaki melodi de ben varım. Ve kamçılıyorum sözleriyle, kanatıyorum ağzımın kenarını sol anahtarıyla.

tam burada bitsin…ve şimdi tam burada sana hiç aşık olmadığımı farzediyorum…

Ve sen giderken… benim seni hala seviyor olma ihtimalimi hesaba katmadın… yine bencildin hep bencilsin…