sen hiç sırtındaki ben'e hayran kaldın mı? sadece aynada baktığında görebildiğin ama dokunacak mesafede bile bulunmayan.
dirseğini ısırabildin mi ki hiç ya da hiç öyle boş uğraşların oldu mu?
imkansızla boğuştun mu anıra anıra ağlayarak söktün mü içindeki zehirli sarmaşığı?
günden güne büyüyen canavarlaşan aşkı deve dikeni olmuşken üstünü pamuklarla örtüp korudun mu, sıkıca kollarını kanatırcasına sarıldın mı hiç aşkına? ne kadar canını yakarsa yaksın tüm organlarından bir parça koparıp onun kendisini bulamazken hayalini yarattın mı canlandırdın mı gözünün önünde?
durağan bir adama hiç benim gibi yazılar yazdın mı asla onu bu kadar çok sevdiğin için suçluluk duymayarak pişmanlık çekmeden yazılarına onu incitecek tek bir kelime katmadan son verebildin mi?
kim benim kadar bahsetmiş aşktan söylesene kim sana bu kadar kelimeler sarfetmiş. kim elini yüzüne bulaştırıp sevmiş seni. kim kendi sırtındaki ben'e ulaşamazken senin sırtın dönük haline hayran kalmış. kim benliğini bu kadar kaybetmiş senin için? kim seni bu kadar büyütmüş gözünde?
şimdi bana naralar atan küsen darılan kaç kişi var bilir misin? gözlerimi kapadığım aşkından senden başka her şeyi boşvermişim. şimdi gün ışığına alışan gözlerim yeni yeni görüyor, yeni yeni anlıyor kaybettiğim her şeyi. ben sırtımdaki ben'e aynadan bakarken hep aksini görmüşüm meğer. aslında her şey gerçek sen yalanmışsın. aslında senin yalnızlığınmış beni yalnız bırakan. şimdi sadece yaşanmış bir hikayesin asla gülümseyerek anlatılmayan...
12 Mart 2007
Gönderen
Mumdan Kadin
zaman:
09:26
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder