benim kalp atışlarım arttıkça sizin ki kıpırtısız kaldı. ne o ölü müsünüz? taze kan gerekiyor ilişkimize ya da ilişkilerimize. çünkü ilişkilendiremiyorum artık bu tavrınızı. siz tv karşısında tepkisiz kalırken ben anlatıyor ben dinliyorum. gözlerimi yeşil bilirdiniz di mi peki şimdi? şimdi sadece hangi gün hangi dizi hangi tv programı? soru sorarken size kaçırttığım tüm bölümler kaldırdı sinirinizi. artık ne kadar da çabuk sinirlenir oldunuz? tahammülünüz yok artık belli. son kullanma tarihi geçti sanırım tesiri kalmadı aşkın. şimdi ben depresyon ilaçlarına para dökeceğim sakinleşmek ve rahatlamak için. sizin bu tavrınızı sindirebilmek için. psikoloğum başka ilgi alanları önerecek belli. bağımlı bir aşktan kurtulmanın yollarını arayacağım. yollara düşeceğim. siz yine olağan tavrınızla abarttığımı düşünecek beni daha da çok depresyona sokacaksınız. ne desen haklısın... biz(dik), sen ben olduk şimdiyse siz(li) biz(li) olduk. sadece zaman farkı girmiyor inan ruhlarımızda ayrılıyor birbirinden. onlara fazla geliyor bize yetmiyor. ama aşk karşı yakayla yaşanmıyor...
12 Kasım 2007
Hayallerim boğuldu… şimdi bu koca dünyada yapayalnızım. Soğuk çok soğuk bir kış beni bekliyor. Şimdi ben senin düşüncelerini hazmetsem benimkiler yersiz kalır. O zaman elleri sıvayıp bir mutfağa girmek, aşkın tarifini tutturmak gerekir. Tabii ilk önce neye benzediğini bilmeliyiz. Aşk neye benzer, nasıl oluşur, ayarı nedir, nasıl bir kıvamı vardır...
eh birkaç cümle sarf ettin de açıkladın ama hiç tatmin olamadım. Açıkçası bana aşık olduğunu kavrayamadım. Eee iyiyim, beni merak ediyorsun… bu mudur tarif?
Aşkı ben senin tarifinle yaptığımda kabarmıyor, pişmiyor, güzel kokmuyor, iştahımı kabartmıyor, çiğ kalıyor, yavan kalıyor… sonra birden elimde dağılıveriyor. Almıyor kafam nasıl bir tarif bu, nasıl bir açıklama? Bir türlü bulamadığın o kelimeler, ifade yanlışlığı, benim anlamamı beklediğin ama anlatamadığın düşünceler nasıl anlamlandırılabilir?
Ben anlatayım mı biraz? Senden daha yakışıklısı yok bu dünyada, senden daha çok özlediğim, senden daha çok hayatımı paylaşmak istediğim biri yok, sıkılmadan 24 saatimi geçirebileceğim başka biri yok, adını daha fazla andığım kimse yok…
Terzi kendi söküğünü dikemezmiş. Ben de dikemedim. Sana aşkı veremedim. Nerden mi çıkardım? Yorgun bir kalbim var benim, aşkı aramaktan yorulmuş… ve ben bir gün ölürsem bu kalp yüzünden olacak. Birden duracak ve ben hiçbir şey hissedemez olacağım. Yeter artık diyecek yeter!!! Bıkmadan usanmadan senelerdir beni çalıştırıyorsun. Neden herkes gibi değilsin neden bu kadar önemsiyorsun, neden sürekli sakarsın durmadan hayallerini kırıyorsun ve kırılan her parçayı saplıyorsun. Kanatıyorsun, tüm yaralarını iyileştirmeden tekrar tekrar açıyorsun. Hastasın sen!!! çünkü herkes gibi beynini değil kalbini kullanıyorsun. Beni yıpratıyorsun.
Bu bir fırtına ve gemimiz devrilmek üzere. İkimizde atlıyoruz dev dalgaların olduğu denize. Çırpınıp, savaşıp, yorulacağız… ve kendimizi bırakacağız sonumuzu kaderimize teslim ederek bir kıyı, bir liman bekleyeceğiz. Sonra fırtına dinmiş uyanacağız ama ne aynı kıyıda ne de aynı limanda…