22 Şubat 2010

Anca kalktım yataktan. Hiçbir şeye halim yok gibi. Temizliğe başlama kararı almıştım ama o da içimden gelmedi. Evi görsen kesin bir dünya laf söylerdin dağınık değil de çok pis. Bugün 5. sezon lost bölümlerini izlemek, elime geçirdiğim herhangi bir kitabı okumaya dalmak, kendime bir çay demleyip keyfime bakmak istiyorum. Biraz da uykuya dalıp senin gelmeni beklerim. Yok gerçek dünyaya ait bir beklenti içerisinde değilim. Oldukça telaşlyım Hakan oldukça telaşlı. Gittiğinden beri hiçbir şey yapmadığımı görüyorum. Hiç yaşamadığımı kendimi sana saklamaya çalışırken zamanın bu kadar acımasız olabileceğini hiç düşünmemiştim. Bembeyaz giyinmek kadar zor sevdiği erkeğin bıraktığı gibi kalabilmesi bir kadının. Ben başardım hiçbir parmak izi hiçbir leke sürmeden bekleyebilmeyi. Sonra sen dedin ki asla dönmeyeceğim. Şimdi ne yapacağım? Ölmeyi istedim binlerce kez ölebilmeyi istedim. İnandığım bunca şeye ihanet etmemek için, sakladığım onca güzelliği rezil etmemek için, senin anlam bile veremeyeceğin kadar çok sevdiğim için sadece ölmek istedim. Eğer bir inancım olmasaydı bunu kendi ellerimle yapabilirdim. Ama bu dileğim de diğer tüm dileklerim gibi kabul görmedi. Yaşamak zorunda bırakıldım. Nasıl yaşayacağıma dair bir fikrim yok? Herkesin söylediği artık yaşamana bak, o yok bunu kabullen ve saklandığın yerden çık artık, birilerinin seni sevmesine izin ver artık kendine de bir şans ver. Bunu yapabilir miyim? Gerçekten bir gün seni hiç düşünmemeyi becerebilir miyim?
Beni korkutan ne biliyor musun? Yokluğun o kadar çok canımı yakmaya başladı ki. Herkese senmişsin gibi sarılabilirim. Gerçeğinin yerini hiçbir şey tutamasa da beni çok yalnız bıraktın.

Hiç yorum yok: