22 Şubat 2006

büyüdükçe gerçekler masalları kirletiyormuş baba. masallar hiç sanıldığı kadar mutlu bir sona bağlanamıyormuş. prenseslerde terk edilebiliyormuş üstelik beyaz atlı prensi zannettiği, uğruna cadıların azabına katlandığı erkek başka bir masala başka bir prensese gidebiliyormuş. sonra kuşlar ölüyolarmış baba, kurtlar yiyorlarmış... hiç anlattığın gibi değil beni hep kandırdın baba. kör olan gözlerimi gözyaşlarıyla iyileştiren, zehirlenmiş bedenimi öperek büyüleyen hayata döndüren kimse yok baba. yıllardır uyuyorum uyandıran yok. öptüğüm onca kurbağa hiç prense dönüşmedi ve sihirli değneği olan bir mucize meleği gelmedi hiç odama. aşk demiştin o her kötülüğü yener, yanıldın baba hem de çok yanıldın aşkın kötülüğünün farkında değil misin? hiç yüzüm güldü mü baba? kızının aşık olduğundan beri hiç yüzü güldü mü? bana baktığında hala o çiçeği görebiliyor musun ki, o mis kokan çiçeğin soldu baba? ellerinin arasından kayıp gitti. sen hala bana masallardan bahsediyorsun, ne kadar güzel olduklarından... evet güzeller hemde çok büyüleyici güzellikleri ama keşke bana masalların sadeece hayal olduğunu ve gerçek olmadıklarını da anlatsaydın baba...

2 yorum:

seven dedi ki...

Cavit eniştem anlatır da boş vakti olmamıştır.Bilirsin çok önemser böyleri.Özgür bir kuş gibi aşık olun demez mi hep bize:)))

Adsız dedi ki...

masallar iyiye yorulur; çünkü adı üstündedir.. ne gerçek ne sahte. arada kalmış, hayallerimizi süsleyen, iyi kalmamız için belki destek çıkan..

babam hep iyiydi abla, bırak masallar masallarda kalsın. babam gerçek anlamda ve her anlamda iyi olan.. önemli olan bunu görebilmek ve de korumaktı.