18 Ekim 2007

çok değil 3 adım önce tüm hayallerimden vazgeçtim. 3 adım geri gitsem aynı saniyeleri bulmak imkansız. zamanı geri çevirmek olsaydı bu sefer geçmişim yüzüme çarpardı. tarih tekerrürden ibaret benim talihimin içine edeyim hep aynı aşk seneryolarını yaşamayı kaldırmıyor bu yürek...
beynimde o kadar çok düşünce var ki. anlatsam kafan karışır. benimki karman çorman zaten. virgüllü, üç noktalı, soru işaretli bir dünya cümle var. nerden başlasam, her şey yarım yamalak...
özlemek yoksa dedim.(içimden) bende yokum. varlığı hissedilmeyen birinin yokluğu da hissedilmez, özlenmez tabii. böyle bir cümle oluşturduğumda düşüncelerimin arasında bilemezsin kalbim ne kadar kırıldı ve ne kadar hayal kırıklığı varsa içime doldu.
kalbime giden damarlarda daralma var. bu aşk bu bünyeye fazla geldi. gün geçtikçe hayal kurmaktan vazgeçtiğin oldu mu hiç? belki oldu hatta belki de sen mutlusun böyle. ama ben vazgeçiyorsam her gün bir hayalimden bil ki her gün bir parçam ölüyor. her gün bir parçamı alıyorum senden. şu gerçek dünya dedikleri hani şu her yanı yalan dolanla dolu dünya. belli ki aşk bu dünya da barınmıyor. çıkar at gözlüklerini sakın deme. ben aşkımla bu koca dünyaya fazla mıyım yani?
aşka ayıracak vaktin mi yok yoksa inandıramadım mı seni aşka? gönlüme battı tüm hayal kırıklıklarım. şu saniyeden itibaren her adımım bir vazgeçiş... ayaklarım yere basıyor ve gitgide tesiri geçiyor aşkın. beni artık mucizevi bir aşk kurtarır. ancak o çıkartır yine bulutların üstüne ve ancak o inandırır beni bu dünyada yalnız kalmadığıma.
şimdi sen hemen şu saniyede benim için inanabilir misin aşka???
pardon bayım siz aşktan ne anlarsınız...

Hiç yorum yok: