22 Nisan 2007

3 kuruşa sattığın benliğin paha biçilemez olmuş. gördün mü kaça gitmiş kim almış? el değmemiş kızlar gibi saklamıştın saflığını bir kelimeyle bitirdi. tüm haysiyetin yerlerde sürünürken alt tarafına yüzünü çevirdiğin için suçlandın hep sen. önüne atılan kuruşları toplamadın. az çok tırnağından çıkmış kırmızı ojelerini sürdüğün tırnaklarını yerken kimse sana geçmişini ve ondan da öncesini çok öncesini o kırılmışlığını sormadı. nerdendi bu hüznün kim acıtmıştı canını? kim yedirtmişti sana tırnaklarını? sorulmamış ne çok soru ama yöneltilen ne kadar çok suçlama vardı. akşam olunca evine dönen kızlar orasını burasını ellettirip asla namusuna sokturmazdı. namus iki bacak arasında saklanırdı sen çeneni tutamadın. asla gizlenmedin sığındığın yüzler sana dönüktü hep... bakışlar hep üstünde... hayretle sana doğrultulmuştu. sanki her an bacaklarından sızan bir kan açık veriyordu. az önce yine becerttirdin kendini az önce yine sokturdun namusuna. her an bacakların herşeyi eleverir gibi titriyor bişeyler akıyor içinden kırmızı kırmızı al al oluyor yüzün utanç kaplıyor her yanını. sen yamalayamadın kendini asla olmadığın hiçbir şey gibi davranmadın, davranmadım... başkasının ağzından yazamadım seneryolarımı...

Hiç yorum yok: